30 Mart 2013 Cumartesi

GÖLYAZI GEZİSİ

            Bugün " Benim Gezdiğim Kadar " bir yazı paylaşacağım.  Harika güneşli bir sabaha günaydın demenin ardından bu kadar güneşli huzurlu havada evde oturmak olmaz dedik ve Bursa'nın  Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı kasabasına doğru yola çıktık. Tabi öncede bir araştırma yapmıştık burayla ilgili ama çok da net bilgiler yoktu özellikle kahvaltı hakkında, çünkü aklımızda bir Cumartesi brunch'ı yapmak vardı. 11.00 de yola çıktık ve yaklaşık 40 dk'lık bir yolculuktan sonra Gölyazı'ya ulaştık. Kocaman Ulubat Gölü mazarası eşliğinde otobüsten indik ve nereye gideceğimizi bilmeden etrafta dolaşmaya başladık. önce hoş gelen manzara karnımızın iyice acıkmasıyla kahvaltı arayışına girmemize neden oldu. Tek bir kahvaltı yapılabilecek çay bahçesi vardı ama oraya da güvenemedik, gözleme yapan teyzelerden birer gözleme yemek zorunda kaldık. Teyzenin eline sağlık ancak pek de lezzetli olduğu söylenemezdi. sonra kasabanın ara sokaklarında dolaştık. en fazla bir saat dolaşılabilirliğe sahip kasabanın her yerini dolaştık.
        Ancak kıymet bilemeyen bir toplum oluşumuzdan mıdır bilinmez gölün etrafı pislik içinde etrafta sinekler...  Belki birkaç temizlik işçisi bir kaç günde temizleyebilir ama nedense yapılmamış tabi sadece temizlik de yeterli değildi bence Gölyazı'ya acil bir çevre düzenlemesi yapılmalı. Çünkü manzara olarak çok güzel bir yer havası da öyle temiz sakin bir bölge ancak bakımsızlık oraya verilecek değerin düşmesine neden oluyor. 
        Keşke anlatmaya çalıştığım düzenlemeler yapılmış olsa da size de" mutlaka Bursa-İzmir yolu üzerinden geçerken uğrayın" diyebilsem. Umarım gerekli düzenlemeler yapılır da gereken değer verilir.....



Sazlık ve Kayık














7 Mart 2013 Perşembe

8 MART DÜNYA 'KADINLAR' GÜNÜ

       8 mart dünya kadınlar gününe 1 kala ünlü kadınların yüzleri gözleri morarmış fotoğrafları dolaşıyor internette. Anlamaya çalışıyorum bu işin amacını ama anlayamadım;  şimdi eşini döven adam bu fotoğrafları görünce "aa hanım sen bu hale mi geliyordun ben seni dövünce o zaman dövemeyeyim dur" mu diyecek ya da nedir amaç ben çözemedim.
      Bunun yerine benim başka bir önerim var; kadınlarımızı ERKEK çocuk yetiştirme konusunda eğitsek nasıl olur acaba? Malum bizim ülkemizde aslında bir tek bizim ülkemizde değil ama birçok millette görüldüğü gibi ERKEK çocuklar herzaman çok kıymetli olmuştur, her dedikleri hemen yapılır. Eee böyle büyütülen bir çocuk ilerde eşinden bir şey isteyip yapmadığında, hemen şiddete yönelebiliyor. Bunun önüne geçmeye çalışşsak bence çok daha faydalı oluruz hep şimdiyi düşünmek ya da şuan olan bi şeye eleştiri yapmayı hepimiz çok güzel yapıyoruz ama geleceğimizi değiştirmek için hiçbirşey yapmıyoruz.
       Belki burdan sesimi duyurabilir sadece bugünlük değil geleceğimiz için de bir şeyler yapmaya çabalarız ve bunun için birileri harekete geçer.

NAÇİZANE BİR TAVSİYE

       Bazen bir şarkı duyguları coşturuyor, bazen bir cümle, bazen  de bir deniz  dalgası... aklımız kalbimizin sözünü  dinlemeye pek meraklı, hemen terk ediyor mantık ortamı işte böyle duygu çoşkunlarında. bir şelale misali çağlıyor sanki, halbuki bütün o kar ve yağmur suları suları bittiğinde şelale sadece sakin sakin akacak.... aynı yolundan devam edecek. İşte bunu uygulamak biraz zor biz insanlar için öyle fevri tavırlarımız oluyor ki karşımızdakinin bizim kalbimizin en keyifli noktasında bulunduklarını unutup onları hemen kapı dışarı ediyoruz. Bu da kabul edilebilir de o kapıyı kapattık mı işte bir kapı kolunu indirmek deveyi hendekten atlatmaya benziyor. küçücük bir hareketle açabileceğimiz kapıyı inatla açmıyoruz nedense.
       küçük dersler çıkarmalı naçizane benim fikrim budur; biraz sakin biraz merhametli biraz da umutlu olmalıyız keyifli bir yaşam için sanırım....